HABER

Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

22 Temmuz 2007'den 2008'e

AKP'nin ikinci döneminin ilk yılı geride kaldı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde yüzde 47 oy alarak yeniden iktidar olan AKP için tam bir yıl sonra bugün kapanıp kapanmaması kararı verilmeye çalışılıyor. Anayasa Mahkemesinin kapatma davasının takvimi için belirlenen günün de 22 Temmuz'a denk gelmesi 'ne ilginç tesadüf' yorumlarına neden oldu.

Peki bu bir yılda neler yaşandı.İşte, AKP'nin yüzde 47 oy oranı ile iktidara geldiği ve çok sıcak gelişmelerin yaşandığı son bir yılda öne çıkan başlıklar:

ŞIMARMAYACAĞIZ, SORUMLULUĞUMUZ ARTTI" (22 TEMMUZ 2007)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sonrasındaki "zafer" konuşmasını partisinin genel merkez binasında yaptı. Konuşmasında, "şımarmayacağız, sorumluluğumuz arttı" mesajı veren Erdoğan, "sandıkta verdiğiniz mesajı anlıyoruz. Kime oy vermiş olursanız olun oylarınız bizim için önemlidir. Tercihlerinize saygı duyuyoruz. Farklı tercihlerinizi demokrasinin gereği olarak görüyoruz" dedi. Erdoğan, "Cumhuriyetin temel ilkelerinden asla ödün vermeyecekleri" vaadinde de bulunarak, "Asla başarı başımızı döndürmemelidir. Bizim sevincimiz bizim gibi düşünmeyenlerin üzüntüsü olmamalıdır. Bu zamana kadar birlik politikası yürüttük bundan sonra da aynısını yapacağız" dedi.

GÜL KÖŞK'E ÇIKTI (28 AĞUSTOS 2007 )

Türkiye'yi 22 Temmuz seçimlerine götüren en önemli başlıklardan Cumhurbaşkanlığı krizinde son nokta konuldu. Başbakan Erdoğan'ın, Nisan ayında adaylığını açıkladığında ‘kardeşim' diye tanımladığı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanı seçiminin üçüncü tur oylamasında Abdullah Gül, 339 oy aldı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylamaları boykot ettiği ilk tur oylama sonrasında diğer partilerin katılmasıyla 367 toplantı yeter sayısı sağlandı.

VELEV Kİ SİYASİ SİMGE…(15 OCAK 2008)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İspanya ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, türban konusunda en sert çıkışını yaptı. Erdoğan, Türkiye'de başını örtenlere "başörtüsünü siyasi simge olarak kullanıyorsun" şeklinde baskılar yapıldığını söyleyerek "Velev ki bir giysi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka aslında. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Bunu maalesef takdirde zorlanıyoruz" dedi. Türbanda tartışmalı sert süreç de bundan sonra başladı.

MHP'DEN TÜRBANA DESTEK (17 OCAK 2008)

MHP Lideri Devlet Bahçeli, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması için Anayasa değişikliği yapılması konusunda yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, Anayasanın 10. maddesinin 4'ncü fıkrasında değişiklik yapılarak, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılabileceğini açıkladı. Aynı gün MKYK'yı toplayan AKP, Bahçeli'nin Anayasa değişikliği önerisine yeşil ışık yaktı.

25 OCAK 2008

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erciyes Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, türbanı üniversitelerde serbest bırakan Anayasa değişikliğine üstü kapalı destek verdi. Üniversitelerde her türlü fikrin ve inancın serbestçe yaşanması gerektiğini dile getiren Gül, "Lüzumsuz tartışmalarla zaman kaybedilmemeli" dedi.

27 OCAK 2008

AKP ve MHP, üniversitelerde türbanı serbest bırakacak Anayasa değişikliği metni üzerinde uzlaşmaya vardı.

MECLİS TÜRBANI KABUL ETTİ (9 ŞUBAT 2008)

TBMM Genel Kurulunda türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasını öngören Anayasa değişikliği teklifinin tümü, 103 ret oyuna karşılık, 411 oyla kabul edildi.

*

12 ŞUBAT 2008
Türbanın yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliğine ilişkin kanun, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayına sunulmak üzere Çankaya Köşküne gönderildi.

23 ŞUBAT 2008
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yükseköğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasını öngören 5735 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u onayladı.

CHP VE DSP'DEN İTİRAZ (27 ŞUBAT 2008)

CHP ve DSP, üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren 5735 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci ve ikinci maddelerinin iptali veya yok hükmünde olduklarına karar verilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması" istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

AKP'YE KAPATMA ŞOKU (14 MART 2008)

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, "Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" iddiasıyla AKP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. Gelişme dünyada da yankı yarattı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, AKP'ye açtığı kapatma davasının ilk işaretini, yaptığı sert bir açıklama ile 17 Ocak'ta vermişti. Bu da ayrı bir tesadüf oldu. Çünkü, Başbakan Erdoğan, 2003 yılının 14 Mart'ın da yani davanın açılmasından 5 yıl önce ilk kez bu koltuğuna oturmuştu.

İLHAN SELÇUK GÖZALTINDA (21 MART 2008)

Ergenekon soruşturmasında şok bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındı.

ANAYASA MAHKEMESİ BAŞSAVCININ İDDİANAMESİNİ KABUL ETTİ (3 NİSAN 2008)

Anayasa Mahkemesi heyeti, AKP'nin kapatılması istemiyle açılan davayla ilgili iddianamenin ön incelemesini tamamladı. Mahkeme iddianameyi kabul etti. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt,, yüksek mahkemenin 4 saatlik toplantısı ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Mahkememize bir iddianame sunmuş idi. Karar, iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oy birliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne Haşim Kılıç, Sacit Adalı, Serdar Özgüldür ve Serruh Kaleli'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi."

ANAYASA MAHKEMESİ TÜRBANA ‘DUR' DEDİ (5 HAZİRAN 2008)

Anayasa Mahkemesi, türbanlı öğrencilerin üniversitelere girmesine olanak sağlayan Anayasa değişikliğini 9'a karşı 2 oyla iptal ederek yürürlüğünü durdu. Anayasa değişkiliğini, anayasanın 2., 4. ve 148. maddelerine aykırı bulan Mahkeme, 1982 Anayasası'nın yürürlüğe girdiği günden bu yana ilk kez bir anayasa değişikliğini esastan bozdu. Mahkeme, bunu yaparken esasa girip girmeme konusunda bir oylama yapmaksızın "şekil denetimi yetkisini genişletip, dolaylı esas incelemesi" yaptı.

En Çok Aranan Haberler