'Yeni normale' nasıl uyum sağlayacağız?

Koronavirüs dünya çapında yaklaşık 450 bin can kaybına yol açtı. Milyonlarca kişinin önlemlerle yaşamak zorunda kaldığı süreçte bazı ülkelerde vaka sayıları artmaya devam ediyor. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bazı ülkelerse kademeli olarak normalleşmeye devam ediyor. Peki yeni normalde nasıl hareket etmek gerekiyor?

‘Yeni Normal’ olarak adlandırılan bu sürecin de kendine özgü kuralları ve rutini bulunuyor. Bu yeni sürece uyum nasıl sağlanabilir? Pandeminin getirdiği değişimlerin stresiyle nasıl başa çıkılabilir? Işık Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nden Uzman Klinik Psikolog Gözde Ceylan, yeni sürece uyumla ilgili önerilerini paylaştı.

İnsan beyninin tanıdığı aktiviteleri ve rutinleri sevdiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Gözde Ceylan, sürekli tetikte yaşamamıza sebep olan pandemi süreci ile sonrasındaki sürecin getirdiği değişimlerle başa çıkmanın stresli olabileceğine dikkat çekti. Ceylan, “Bundan 2,5 - 3 ay öncesindeki olağan hayat standartlarımızın ve rutinimizin dışında bir süreçte yaşıyoruz. Rutinler güvende hissetmemizi sağladığı için, pandemiyle birlikte rutindeki değişimler, kişide strese yol açabilir. Bu noktada kişinin kendisine hatırlatması gereken şey; aslında değişimin yarattığı stresin olağan olduğu ve kişinin bununla baş etme gücüne sahip olduğu gerçeğidir” dedi.

Reklam
Reklam

BEYNİMİZ DEĞİŞİME UYUMDA ÇOK BAŞARILI

İnsan beyninin değişime uyum sağlamada oldukça başarılı olduğunun altını çizen Ceylan, “Beynimiz gün içinde “sinirsel yollar” inşa etmekte ve bu yönde sürekli bir faaliyet halinde. Kullandığımız her bir duygu, düşünce ve davranış, bu sinirsel yollar aracılığı ile oluyor. Beynimiz; yeni duygu, düşünce ve davranışlar için, yeni sinirsel ağlar/yollar inşa ederek mevcut olaylara uyum sağlamamızı ya da olaylar karşısında savunmasız kalmamızı sağlar. Ve yeterli pratik (zaman ve tekrarlar yaparak) oluştuktan sonra beyin, yeni sinir yollarına alışır ve alışmaya başlar. Pandeminin getirdiği koşullara üç ay boyunca uyum sağlamak da yine bu nedenle mümkün olabildi. Dolayısıyla bu yeni süreçte de beyin, yeni sinir yollarının inşası ve yeterli pratikle, artık bu değişimi yeni rutin olarak/yeni alışkanlık olarak kabul eder ve kendini güvende hissetmeye başlar” diye konuştu.

DEĞİŞİMİN STRESİYLE BAŞ ETMEK İÇİN...

“Değişimden korkmamak lazım” diyen Uzman Klinik Psikolog Gözde Ceylan, “Çünkü değişimle birlikte, tepkilerimiz gelişir, bir arada yaşama becerimiz gelişir ve toplum bu değişimden faydalanır. Değişim, yeni güçlü yönler geliştirmemizi, hayatımızdaki önceliklerimizi gözden geçirmemizi sağlar” dedi.

Reklam
Reklam

Uzman Klinik Psikolog Gözde Ceylan, değişimle baş etmek için önerilerini de şöyle sıraladı:

KENDİNİZE KARŞI NAZİK OLUN

Kendinizi olduğunuz gibi kabullenmenizin gelişmek için ihtiyacınız olan tek şey olduğunu unutmayın. Kendisine karşı şefkatli ve nazik olan bireylerin; mutlu olma, hayattan zevk alma, bedensel sağlıklarını korumada başarılı oldukları unutulmamalı.

DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİZİ KEŞFEDİN

Ne hissediyorum? Ne düşünüyorum? Ve kendinize hatırlatmayı unutmayın; günün her anında, haftanın her günün de mutlu, huzurlu gibi olumlu hislere sahip olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman üzgün, endişeli, öfkeli, keyifsiz, tahammülsüz ve korkmuş hissedebilirsiniz. Her duyguyu yaşamaya hakkınız olduğunu kendinize hatırlatın.

ZORLUKLARLA NASIL BAŞ EDEBİLDİĞİNİZİ HATIRLAYIN

Hayatınızda bu süreç öncesinde de zorlandığınız anları hatırlayın. Zorluk yaşadığınız anlarda nelerin sizi zorladığını ama nasıl baş ettiğinizi hatırlamanız iyi gelecektir. Hiçbir zorluğun sonsuzuna dek sürmediğini hatırlamak da iyi gelecektir.

Reklam
Reklam

DAHA ÖNCE BAŞARDIKLARINIZA ODAKLANIN

Başarı konusunda da kendinize hatırlatıcı olması bakımından; ilk defa denediğiniz yemek tarifini, 'yapamam' diye düşünüp yaptığınız sunumu, 'sınavda geçer not alamayacağım' dediğiniz halde dersten geçebildiğinizi, yolunda gitmeyeceğinizi düşündüğünüz ancak baş edebildiğiniz şeyleri hatırlamak, hedeflerinize odaklanmak için atacağınız adımlarda kendinize olan güveninizi artıracaktır.

SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIMLARINIZI ARTIRIN

Sosyal izolasyon sebebiyle sevdiklerinizle aranıza duygusal mesafe koymamak sürecin getirdiği olumsuzluklar ile baş etmek konusunda yardımcı olacaktır. Sosyal mesafeyi artırırken, duygusal mesafeyi artırmamaya dikkat etmek gerekiyor.

KENDİNİZE ZAMAN TANIYIN

Değişimin hemen gerçekleşebilmesi mümkün değildir. Yeterli pratik ve zamanla olgunlaşacak bir durumdur.

Anahtar Kelimeler: