YURTHABER

Ankara
Şehirler
Şehir Seçiniz
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Düzce
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kilis
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Şanlıurfa
Siirt
Sinop
Şırnak
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

Bahçeli: Türkiye krizle baskılanmış ülkelerin tesiri altında

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye kriz ve kaosla baskılanmış ülkelerin hemen yanı başında ve...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye kriz ve kaosla baskılanmış ülkelerin hemen yanı başında ve doğrudan tesir alanındadır.” dedi.
2012 yılı bütçesi görüşmeleri TBMM’de başladı. Bütçenin tamamı üzerine partisinin görüşlerini açıklayan Bahçeli, konuşmasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Bahçeli kendisine ayrılan bir saatlik sürenin tamamını kullanmayarak, konuşmasını süre bitimine 19 dakika kala bitirdi.
Türkiye’nin etrafının ateş çemberine alındığını ifade eden Bahçeli, “Avrupa ülkelerinde ekonomik kriz, yakın coğrafyalardaki halk hareketleri Türkiye’nin hiç olmadığı kadar tehditlerle burun buruna olduğunu göstermektedir. En büyük ticaret ortağımız olan ve yabancı sermayenin en fazla geldiği Avrupa Birliği bugün ekonomik, sosyal ve siyasal problemlerle boğuşmaktadır. Seçilmiş siyasi yönetimler borç krizinin neden olduğu dalganın altında kalmakta ve uzaktan kumandalı hükümetler ardı ardına kurulmaktadır. İflasla yüze yüze kalan Yunanistan’ı, ekonomik yıkımın darbesini ağır bir şekilde alan İtalya takip etmiş ve AB kurumsal olarak tartışmalı bir eşiğe dayanmıştır. Atina’dan Roma’ya kadar yaşanılan travmanın özü ve esası aslında bu şekildedir. Sokaklar; küresel kapitalizmin tek taraflı ve insanı dışlayan mekanizmasına itirazlarla dolup taşmaktadır. Tıpkı ülkemizde de olduğu gibi; bir tarafta servet ve gelirin toplandığı mutlu azınlık; diğer tarafta sefaletin ve yoksulluğun kol gezdiği mahkûm çoğunluk arasında ciddiye ve dikkate alınması gereken bir karşıtlık devamlı tahkim edilmektedir. Elbette ne inancımız ne de taşıdığımız insanlık idealleri gereğince böyle bir çelişkiye onay vermemiz ve sıradan kabul etmemiz söz konusu değildir. Geleneksel ihraç pazarımız olan AB’deki kriz, ihracat potansiyelimizi tehlikeye düşürecek bir risk taşımaktadır. Diğer ihracat pazarlarımız olan Ortadoğu ve komşularımızda yaşanan olaylar nedeniyle ihracatımızı bu bölgelere kaydırmak da tabiatıyla zor olacaktır. Üzülerek söylemeliyim ki, Türkiye kriz ve kaosla baskılanmış ülkelerin hemen yanı başında ve doğrudan tesir alanındadır.” diye konuştu.

"ŞAM’DAN SONRA SIRA TAHRAN VE ANKARA’YA GELECEKTİR"
Bağdat, Kabil, Tunus, Kahire ve Trablus’un düştüğünü, AKP’nin Suriye çıkmazına itildiğini ifade eden Bahçeli, “İnsanlıktan bahsedenler, insan haklarından dem vuranlar Kaddafi’yi adeta parçalayarak katlettiler ve İskenderiye’den Sana’ya kadar yıktılar, yaktılar ve düzensizliğin fitilini ateşlediler. Biliyorsunuz bugün de sırayı Şam almış ve tüm oklar buraya çevrilmiştir. AKP Hükümeti başından beridir; suflörü Batı, Kılavuzu BOP olan kanlı bir oyunun dişlileri arasında kalmış ve olaylara yabancı başkentlerin gözüyle ve bakış açısıyla yaklaşmıştır. Halklarla yönetimleri arasına set çekilme çabaları da bir şeyi değiştirmemiş; taşan öfke seli, artan şikâyetler, kabaran memnuniyetsizlikler rejim aleyhtarlarına ve BOP’a koz vermiştir. Bugün halkların ısmarlama özgürlük taleplerini öven, zulme başkaldırı diyerek takdir eden sömürgeci zihniyet; yıllarca bu diktatörleri stratejik amaçları doğrultusunda desteklemiş ve kucağında büyütmüştür. İşte böylesi bir haksızlığın ve izansızlığın temsilciliğine AKP Hükümeti heveslenmiş ve küresel ihaleyi de üstüne almıştır. Şam’ın düşmesi ya da düşürülmesi beraberinde telafi ve ikamesi çok zor olacak vahamet derecesi yüksek hadiselere kapı aralayacaktır. Biliniz ki Şam’dan sonra BOP depremi durmayacak, bu Haçlı fitnesi ve şiddeti görüş alanına Tahran ve Ankara’yı alarak ilerleyecektir.” şeklinde konuştu.
“Komşu ülkelerin içişlerine karışanlar, muhaliflerini besleyerek silahlandıranlar, aynısının başkaları tarafından ülkemize karşı uygulanması halinde hükümet ne yapacaktır ve hangi yolu izleyecektir?” diye soran Bahçeli, “Etnik bölücülüğün kendisine emsal teşkil edecek hadiseler karşısında, dışarıdan destek bulması ve himaye görmesi halinde bugünden bir tedbiri ve düşüncesi var mıdır? Hükümeti uyarıyorum, girdiği karanlık yoldan dönmesi için çağrıda bulunuyorum.” diye konuştu.

"ORTADOĞU’DA SOKAKLARIN YAPTIĞINI BİZDE YENİ ANAYASA YAPMASIN"
Yeni anayasa için TBMM’de oluşturulan komisyonda uzlaşılan hususların ‘Türk milletinin geleceği, Türkiye’nin bütünlüğü bakımından önemli olacaktır’ diyen Bahçeli, “Ortadoğu sokaklarında, meydanlarında değiştirilen yönetimlerin ve sallanan rejimlerin bir benzeri; ümit ederim ki ülkemizde anayasa yoluyla olmaz ve böylesi bir düşüklüğün tarafı olmayı inşallah kimse tercih etmez. Dağılarak güçlenmiş, parçalanarak itibarı artmış, teröristlere, bozgunculara boyun eğerek ayakta kalmış bir millete ya da devlete henüz rastlanabilmiş değildir. Birliğini kaybetmiş, birlikte yaşama idealini yitirmiş, kardeşlik bağlarını zayıflatmış toplumların da varlıklarını uzun süre devam ettirebildiklerini söylemek hemen hemen imkânsızdır. Bu itibarla yapacağımız anayasa Türk milletinin milli ve manevi ilkelerini teminat altına alan bir görüş derinliğiyle, Cumhuriyeti koruyan ve gelişmesine destek veren fikir zenginliğiyle, bin yıllık kardeşlik bağlarını sarsmayan, milli kimliğimize sahip çıkan berrak bir iradeyle temellendirilmelidir.” dedi.
Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü: "Her türlü anayasal çalışmanın, hazırlığın ve çerçevenin özü ve ilkesi; devletimizin Türkiye Cumhuriyeti, adımızın Türk milleti, başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu kararlılığına, sözüne ve değiştirilemeyecek iradesine bağlı olmalıdır. Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temellerin tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek dil ülküsü olduğu benimsenmelidir.

"BÜTÇE GÜVEN VERMİYOR"
Meclis’e sunulan 2012 bütçesinin güven vermediğini de ifade eden Bahçeli, “Gerçeklerden uzak, sanal beklentilerle hazırlanan 2012 bütçesinde; işçiye, memura, çiftçiye, emekliye, esnafa, işsize, yoksula, dar ve sabit gelirlilere yeni bir umut yoktur. Yatırıma, üretime ve istihdama ışık yoktur. Eğitime, sağlığa, huzura ve kardeşliğe pay yoktur. Bütçenin, ülkemizin ve milletimizin geleceğini şekillendirecek tercihleri ve öncelikleri dikkate alan ve ortaya koyan bir vizyonu da yoktur.” şeklinde konuştu.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler