İnsan vücudunun işlevselliğini azaltan omurilik soğanı insan ömrünü kısaltıyor. Günümüzde az da olsa rastlanan bu hastalık, en basit hareketlerin yapılmasını engelliyor. Beyincik dejenerasyonu nedir? Nasıl ortaya çıkar? İnsan vücudunun tüm işlevlerinin bağlı olduğu beyincik dejenerasyonu hakkında merak edilenleri haberin detayında bulabilirsiniz.
Beyincik denilen kısmın zarar görerek ağır ağır kasların işlevini kaybetmesi ile beyincik dejenerasyonu oluşur. Beyincik dejenerasyonu omurilik soğanında meydana gelir ve tedavisi bulunmamakla birlikte ölümcül bir hastalıktır. Bu beyincik dejenerasyonun günümüzde hala tedavisi bulunmamaktadır. Hastanın zamanla tüm işlevlerini kaybetmesine neden olur ve durum her geçen gün olduğundan daha kötüye gider.
Beyin ile omurilik arasında yer alan bölgeye omurilik soğanı denir. Omurilik soğanı, beyin sapının bir parçası olup beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Beyne giren tüm sinirler önce omurilik soğanından geçer. Omurilik soğanı, istemsiz çalışan tüm iç organlarının kontrol merkezidir. Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sisteminin düzenlenmesini sağlar.
Arka beyin de dediğimiz beyincik, vücut üzerindeki dengeyi sağlarken aynı zamanda kasların çalışmasını destekler. Bununla birlikte omurilik soğanı, sindirim, solunum, boşaltım ve dolaşım sistemlerinin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Aynı zamanda hapşırma, öksürme, yutkunma ve kusma gibi durumlar yine omurilik soğanı sayesinde oluşur.
Omurilik soğanı, insan vücudunda hareketleri istemsizce sağlamakta ve vücut içi sistemin çalışmasını düzenlemektedir. Zamanla omurilik soğanında meydana gelen dejenerasyon sebebiyle tüm işlevlerin kaybedilmesine ve hastanın durumunun kötüleşmesine sebep olur. Beyincik dejenerasyonu nedenleri şöyledir;
Beyincik dejenerasyonu belirtileri insan vücudu üzerinde bazılar etkiler göstermektedir. Bunlar;
Dejenerasyon kelimesi tıp dilinde işlevlerin yitirilmesi ve organların bozulması anlamına gelmektedir. Beyincik dejenerasyonu tedavisi tıpta bulunmamaktadır. Tedavisi bulunmayan bu hastalıkta dejenerasyon yaşanması halinde beynin herhangi bir iyileşme durumu söz konusu olamaz. Beyincik dejenerasyonu tedavi bulunmamakta hastanın şikayetine göre tedavi uygulanmaktadır. Uygulanan tedavilerle hastanın ağrısının ve acısının azaltılması hedeflenmiştir. Bazı hastalarda uyku bozukluğu ve agresiflik durumları görülmektedir ve bunların düzeltilmesi için antidepresan ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra kas gevşeticilerde kullanılarak rahatlatılmaya çalışılmaktadır. Hasta tedavisine yönelik araştırma yapılır ve bu araştırmalar sonucu uygulanan tedavilerle hastanın beyincik dejenerasyonu tanısı da konulmaktadır.
Beyincik dejenerasyonu hastalığı olan hastanın tipine göre yaşam beklentisi değişmektedir. Belli bir yaş aralığına göre bu hastalığı atlatabildiği bu dejenerasyon, çocuklarda tam tersi durum göstermektedir. 6 ay ve 2 yaş arasındaki çocuklarda, çocukluk döneminin ortalarında yaşam sona erer.
Bazı hastalıklar doğuştan ya da genlerin aileden kişilere geçmesiyle ortaya çıkabilmektedir. Bu genetik hastalıklar bazen uygulanan tedaviye cevap vermeyip sağlık açısından sorun teşkil etmektedir. Peki vücut düzenini sağlayan beyincik dejenerasyonu genetik mi? Genetik yapıdaki bir bozukluk nedeniyle beyincik dejenerasyonu ailesel bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Doğuştan var olma sebebiyle zaman içinde beyincik hücrelerinde ölüm meydana gelir, bu durum günlük hayattaki dengesizliğe sebep olur. Hastalık erken yaşlarda ortaya çıkabildiği gibi ileri yaşlarda da 50-60 yaşlarında ortaya çıkabilir. Vücut dengesinin bozulmasının yanı sıra hastalarda başka belirtiler de gösterebilir. Bunlar;