YURTHABER

İstanbul
Şehirler
Şehir Seçiniz
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Düzce
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kilis
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Şanlıurfa
Siirt
Sinop
Şırnak
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

Gebeliğinizi Riske Atmayın

Her ne kadar gebe kalmak bir başarı olsa da asıl önem taşıyan gebelik boyunca yaşanabilecek...

Gebeliğinizi Riske Atmayın

Her ne kadar gebe kalmak bir başarı olsa da asıl önem taşıyan gebelik boyunca yaşanabilecek risklerle mücadele etmek, bilinçlenmek, kendinizi ve bebeğinizi korumak. Düşük yapma riski, geç hamilelik, kalp veya tansiyon hastalığı gibi etkenler gebelik boyunca hassas bir şekilde ele alınmalı. Konuyla ilgili az bilinenleri açıklayan uzmanlar, anne adaylarının bilgilerini doktorlarına danışarak sürekli güncellemeleri gerektiğinin altını çiziyor.Yapılan araştırmalar dünya genelinde yaşanan gebeliklerin yaklaşık yüzde 15’inin düşükle sonuçlandığını gösteriyor. Bu vakaların da yüzde 80’inde düşüğün 12. haftadan önce gerçekleştiği görülüyor.Peki hangi belirtiler düşük yaşandığını gösterir, alınabilecek önlemler var mıdır? Konuyla ilgili açıklama yapan Bahçeci Sağlık Grubu Doktorlarından Op. Dr. Burçak Erzik, gebelik sürecinde yaşanabilecek herhangi bir farklı durumda mutlaka hekime başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.DÜŞÜĞÜN EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ KANAMABu dönemde düşüğün en büyük belirtisinin vajinal kanamalar olduğunu anlatan Op. Dr. Burçak Erzik, “Vajinal kanamanın yanında, kasık ağrısı alt karın bölgesinde veya makata vuran ağrı şeklinde de belirtiler görülebilir. Düşük yapan çoğu hasta vajinal akıntıların artışından şikayet ederler. Gebelik sırasında oluşan kanamaların hiç birisi normal olarak kabul edilmemeli ve düşük tehdidi olarak algılanmalıdır. Ancak ’abortus imminens’ dediğimiz bu durumun her zaman mutlaka gerçek bir düşükle sonuçlanmadığı da bilinmelidir. Doğum yapmış gebelerin büyük bir çoğunluğu gebeliğinin herhangi bir döneminde bu sıkıntılı durumla karşılaşmıştır” dedi.DÜŞÜK BELİRTİSİ VARSA NE YAPILMALI?Düşük belirtilerinin olduğu durumlarda, hemen istirahate çekilip, aktivite kısıtlanarak sıvı tüketiminin artırılması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Erzik, kanamanın devam etmesi durumunda da doktorun bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.KALP VE TANSİYONA DİKKATUzmanlar gebelikte döneminde kalp ve dolaşım sisteminde, kan hacminde, kalp atım hızında ve atım hacminde meydana gelen artışın kalp hastalıklarının ağırlaşmasına neden olabileceğine işaret ediyor. Op. Dr. Erzik, bu nedenle kalp hastalığı bilinen gebelerin, kardiyolojik konsültasyonunun gebelik öncesinde yapılmasının ve gebelikle ilgili planlamanın kardiyolog ve kadın doğum hekimi arasında koordinasyonla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.SÜREKLİ KONTROL ŞARTGebelik döneminin bir diğer önemli sorunu ise hipertansiyondur. Hipertansiyonu olan gebeler, gebelik zehirlenmesi yani preeklampsi, erken doğum, ablasyo plasenta ve bebekte gelişim kısıtlılığı büyüme kısıtlılığı açısından risk altındadır. Bu nedenle hipertansiyon hastası gebelerin takiplerinin oldukça sıkı yapılması gerekmektedir.GEÇ GEBELİK YORABİLİRKadınların çalışma hayatındaki yeri arttıkça annelik yaşının gecikmesi de kaçınılmaz bir durum oluyor. Her ne kadar kadın, “çocuk da yaparım, kariyer de” dese de bu imkanı ancak ilerleyen yaşlarda bulabiliyor. Ama özellikle 30’lu yaşların sonu ve daha sonrası telaffuz edildiğinde işler biraz daha zorlaşabiliyor.GEÇ YAŞTA ÇOĞUL GEBELİK RİSK OLABİLİRİleri yaş gebeliklerinde bir diğer önemli nokta da çoğul gebelik riskidir. Risktir, çünkü çoğul gebelik hem anne, hem de bebek için bazı istenmeyen durumları da beraberinde getirir. Çoğul gebelikler, erken doğum, annede yüksek kan basıncı ve idrarda protein kaybıyla seyreden gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) ve gebeliğe bağlı şeker hastalığı (diyabet) gibi sorunlar açısından ek bir risk faktörüdür.Her ne kadar, her kadın için geçerli olmasa da yaşlanmayla birlikte annede ortaya çıkabilen ya da var olan sistemik hastalıklar da gebelik açısından risk taşır ve ileri yaş gebeliğini zorlaştırır. Yaşla birlikte sıklığı artan ve gebeliğin seyrini olumsuz etkileyen hastalıkların başında hipertansiyon ve diyabet geliyor. Bu hastalıklara karşı anne adaylarının kontrollerini asla aksatmamaları gerekiyor.RİSK ARTIYOR AMA KONTROLLERLE MUTLU SONA ULAŞMAK MÜMKÜNHer ne kadar ileri yaşta farklı nedenlere bağlı olarak risk artıyor olsa da gebeliklerin çoğu mutlu sonla tamamlanıyor. Ama bunu sağlamak için biraz daha dikkat ve hassasiyet gerekiyor. Gebelik planlarken yapılan ayrıntılı bir ‘check-up’, günde 400 mcg folik asit kullanılması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, gebelik öncesinde fazla kiloların verilmesi, sigara gibi zararlı alışkanları bırakma gibi basit önlemler ve gebelik sırasında düzenli kontrollerin aksatılmaması gebeliğin sorunsuz sürdürülmesine büyük katkı sağlıyor.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler