3 Mart 1924 tarihinde Büyük Millet Meclisi tarafından halifelik kaldırıldı ve Osmanlı Hanedanı'na mensup kişilerin yurt dışına çıkartılmasına ilişkin bir yasa hazırlanarak kabul edildi. Halifeliğin kaldırılmasından önce 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla beraber Osmanlı sultanlarının bütün egemenlik hakları devlet tarafından ellerinden alınmış ve bu eski hükümdarlara sadece dini başkanlık yetkisi verilmişti. Halifeliğin de kaldırılması ile birlikte Osmanlı hükümdarları ve Osmanlı Hanesi'ne mensup herkesin yurt dışına çıkartılmasına karar verildi.
Türk Dil Kurumu'na göre birden fazla anlamı olan halifelik, genel olarak dilimizde sıklıkla kullanılmaktadır. Halife kelimesinin anlamları şunlardır:
19 Kasım 1922 tarihinde son Osmanlı Padişah'ı Vahdettin ülkeyi terk etti ve yerine yeni halife seçildi. Saltanat kaldırıldıktan sonra, saltanatın isim değiştirerek devam etmemesi adına halifelik unvanı olabildiğince yetkisiz bırakıldı. Ankara Hükumeti oldukça sade bir tören istemesine rağmen yeni halife Abdülmecid Efendi gösterişli bir biçimde halifelik görevini devraldı.
Büyük Millet Meclisi'nde hâlâ hilafeti savunan bir kısım vardı ve bu kişiler hilafete siyasal bir otorite kazandırmak istiyordu. Bunun üzerine çalışmalar yapan grubun çalışmaları Atatürk'e ulaştı ve Atatürk artık hilafetin son bulması gerektiğine kesin olarak akrar verdi.
3 Mart 1924 tariginde Urfa vekili olan Şeyh Saffet Efendi ve 53 vekilin hazırladığı bir yasa tasarısı oluşturuldu. Bu yasa, hilafetin kaldırılması ile ilgili 12 maddeden oluşan bir teklifti. Hazırlanan teklif meclisteki 158 üyenin 157'sinden kabul oyu alarak onaylandı. Ret oyu veren tek kişi ise Gümüşhane vekili Zeki Bey oldu.