YURTHABER

Edirne
Şehirler
Şehir Seçiniz
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Düzce
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kilis
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Şanlıurfa
Siirt
Sinop
Şırnak
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

Köprüler şehri Edirne

"Köprüler şehri" olarak bilinen Edirne'de her biri sanat eseri durumundaki taş köprüler, görenlerin ilgisini çekiyor - Sanat tarihçisi Altay Bayatlı: - "Edirne'de 13 taş köprü bulunuyor"

EDİRNE (AA) - DAVUT DEMİRCAN - "Köprüler şehri" olarak bilinen Edirne'de her biri sanat eseri durumundaki taş köprüler, kentin en önemli süsü olarak dikkati çekiyor.

Sanat tarihçisi Altay Bayatlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Edirne'nin köprüler şehri olmasının Avrupa'daki fetih hareketlerinin hareket noktası olmasıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.

Köprülerin her birinin, kanalları, dereleri ve nehirleri geçme amacı taşımasına karşın estetik olarak da bir dizi kolye gibi sıralandığını ifade eden Bayatlı, Osmanlı döneminde pek çok taş köprü yapıldığını anımsattı.

Edirne'de 13 taş köprü bulunduğunu belirten Bayatlı bugün pek çoğu kullanılan Gazi Mihal, Yıldırım, Saraçhane, Fatih, Kanuni, Yeni İmaret, Yalnızgöz, Tunca, Meriç, Seferşah gibi köprülerin yanında, kullanılmayan Kanatlı, Kazan ve Taş köprüleri de olduğunu dile getirdi.

- En meşhurları Meriç ve Tunca köprüleri

"Edirne'nin Tarihi Köprüleri" yüksek lisans tezi hazırlayan Bayatlı, bunların en meşhurlarının aynı istikamette bulunan ve adeta birbirine yol veren Tunca ve Meriç köprüleri olduğunu vurguladı.

Bayatlı, Mecidiye Köprüsü olarak bilinen Meriç Köprüsü'nün II. Mahmut'un ferman buyurmasıyla yapımına başlandığını ve Abdülmecid zamanında tamamlanmasıyla bu isimle anıldığını söyledi.

II. Mahmut'un ahşap köprü yerine taş köprü istemesi üzerine inşanın başladığının altını çizen Bayatlı, şöyle konuştu:

"II. Mahmut Meriç kenarında bir konağa ziyarete geldiğinde Meriç Köprüsü'nün yerinde bulunan ahşap bir köprüyü görerek 'bunu artık bir taş köprü olarak görmek istiyorum' diye ferman buyurmuşlar. Ondan sonra inşaatına başlanmıştır fakat padişahın ömrü yetmediği için köprü Abdülmecid döneminde tamamlanmıştır ve hizmete açılmıştır.

Çok sanatlı bir köprüdür, ayaklarında çeşitli betimlemeler vardır buna ejderha betimlemeleri dahil, tarih köşkünde resim sanatı kullanılmıştır, iç tavanında duvar resimleri mevcuttur ve ilginç bir olay da köprünün inşaatı yapıldığı sırada buna şimdiki adıyla cumhurbaşkanlığı arşivlerinden ulaşıyoruz, köprü inşaatı yapılırken ayaklarında Edirne'nin eski kale surlarından kalma taşların kullanıldığını görmekteyiz. Çok sanatlı bir köprü olarak Edirne'mize hala hiçbir sıkıntı yaşattırmadan hizmet vermektedir.''

Bayatlı, dönemin defterdarı Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından yaptırılan Tunca Köprüsü'nün, yaptıranın adıyla da anıldığını belirtti.

Köprünün önemli bir sanat yapısı olduğunu ifade eden Bayatlı, şunları kaydetti:

"Sultan I. Ahmed Han’ın Edirne’yi çok sevmesi Tunca Nehri üzerinde gezintiler yapması ve köprünün bulunduğu bu bölgeden devamlı olarak geçmesinden mütevellit dönemin Edirne Defterdarı Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Daha önce bu köprünün yerinde, ahşap ve Yeni Köprü olarak isimlendirilen (Meriç Köprüsü yapıldıktan sonra bu isim Eski Köprü olacak) köprü yıktırılıp yerine taş olarak yapılmıştır.

Köprü dönemin ünlü mimarlarından ve Sultan Ahmed Cami'nin de mimarı olan Mimar Sedefkar Mehmet Ağa tarafından 1607-1615 yıllarında yapılmıştır. Yapıldığı tarihten itibaren köprü Edirne’nin en önemli ve sanatlı köprüsü unvanını almış, Tunca Nehri kıyısındaki konaklardan köprünün rıhtımlarına ve saraya sandallarla geziler düzenlenmiştir. 10 gözlü olup, boyu 140 metre, genişliği 7 metredir."

- Diğer köprüler

Bayatlı'nın aktardığına göre, hala kullanımda olan diğer köprüler ise şunlar:

Gazimihal Köprüsü: Edirne’nin fethinden hemen sonra harap durumda olan köprü 1402 yılında temeline kadar söküp yeniden yaptırıldı. 16 gözlü, 184 metre uzunluğundaki köprü Osmanlı komutanlarından Gazi Mihal Bey'in adı ile anılıyor.

Yıldırım Köprüsü: İsmini hemen yakınında bulunan Yıldırım Bayezid Camisi'nden alan köprü 9 gözlü, 125 metre boyunda.

Saraçhane (Şehabeddin Paşa) Köprüsü: Köprü Sultan II. Murad'ın Sarayiçi olarak anılan ormanlık bölgeye yaptırdığı saraya ulaşabilmesi için veziri Hadım Şehabeddin Paşa tarafından 1452 yılında yaptırıldı. Köprü 10 gözlü, ilavesi ile boyu 120 metre uzunluğuna sahip.

Fatih (Has Bahçe, Cephanelik, Bönce, Süvari) Köprüsü: Fatih
Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırıldı. Köprü
kronolojik olarak has bahçeye bağlandığı için "Hasbahçe", saraya civardan gelen bönce kaynağından istifade ettiği için "Bönce", 1844 yılında sarayın cephanelik olarak
kullanımından dolayı "Cephanelik", 1878 yılında sarayın ortadan kalkmasından sonra
civara yapılan süvari kışlalarından dolayı "Süvari" ve bugün de yaptıran
Fatih Sultan Mehmet'ten dolayı "Fatih" Köprüsü adını aldı. Ortada büyük,
yanlarda daha küçük olmak üzere 3 gözlü olan köprü 34 metre boyunda 4 buçuk metre genişliğe sahip.

Yeni İmaret (Sultan II. Bayezid) Köprüsü: Köprü 1612 yılında yaptırıldı. 8 gözlü köprü 126 metre boyunda.

Kanuni (Saray Köprüsü): Köprü bugün Kanuni Köprüsü olarak isimlendirilse de Edirne halkı tarafından 'Saray Köprüsü' diye de bilinir. Ortasındaki iki gözü büyük yanlardaki küçük olmak kaydıyla 4 gözlü olan köprü 60 metre boya sahip.

Yalnızgöz (Tekgöz) Köprüsü: Sultan II. Bayezid Köprüsü'nün (1488) yapımından sonra Tunca Nehri bu
bölgede iki kola ayrılıp ortada bir adacık oluşturması sonrası şehir tarafında yeni bir ek
köprüye ihtiyaç duyulması nedeniyle, Sultan II. Selim Han döneminde 1567-1570 tarihlerinde yaptırıldı. Altı gözünden birinin büyük olması nedeniyle Yalnızgöz olarak anılıyor.

Seferşah (Mustafa Paşa) Köprüsü: 1601-1602 yıllarında Sultan III. Mehmed Han tarafından Yıldırım ve Gazi Mihal köprülerinin arasını su basması ve bu bölgedeki Seferşah Türbesi de dahil olmak üzere birçok yere zarar vermesi sonucu yaptırıldı.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler