Radyoterapi, radyasyonla tedavi anlamına geliyor. 100 yıl önce radyoaktif ışınların keşfinden bu yana radyasyon, tıpta tanı ve tedavi amacıyla, giderek yaygınlaşarak kullanılıyor. Radyoterapi kanserli hastaların tedavisinde en etkili yöntemlerden biri. Bu tedavi tek başına yapılabileceği gibi, ameliyat öncesi, sonrası ya da kemoterapi ile birlikte de uygulanabiliyor. Radyasyonun tehlikeleri hakkındaki yaygın endişelere karşın günümüzde radyoterapi ile kanser vakalarının tedavisinde önemli başarılar elde ediliyor. Radyoterapi konusunda yaşanan en büyük endişe radyasyonun sağlam dokulara da zarar vermesi yönünde. Oysa yeni teknolojilerle sağlam dokuları korumak mümkün.
Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Radyasyon Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Melahat Garipağaoğlu radyoterapiyle ilgili şunları söylüyor: "Radyoterapide tümörlere tedavi amacıyla yüksek enerjili ışın uygulanıyor. Radyoterapi, kanserli hücrelerin büyümesini, üremesini engelleniyor ve normal dokulara yayılmasını önlüyor. Çoğu durumda, radyasyon tedavisi tümörü tam olarak yok edebiliyor.Radyasyon onkolojisindeki en ileri teknolojiyle donatılan Acıbadem Hastanesi Kozyatağı'nda Radyoterapi Merkezi'nde 3 boyutlu radyoterapi tekniği ile tümör ve hedef dokulara yüksek dozda ışın verilerek, tümörü çevreleyen sağlıklı dokular korunabiliyor. Merkezimizde radyasyon fizikçisi, radyoterapi teknikeri, onkoloji hemşiresi ve radyasyon onkoloji uzmanı hastanın tedavisini birlikte yürütüyor. "
Acıbadem Hastanesi Kozyatağı bünyesinde hizmete giren ve en son teknolojinin kullanıldığı "Radyoterapi Merkezi" uzmanları pek çok kanser hastasının kafasına takılan sorulara yanıt veriyor.
Tümörlere tedavi amacıyla yüksek enerjili ışın uygulanması olan radyoterapi kanser tedavisinde kullanılan en etkin tedavilerden biri olarak kabul ediliyor. Yalnızca kanserli tümörlere değil bazen kanser olmayan iyi huylu tümörlere de uygulanabiliyor. Kanserli hücrelerin büyümesini, üremesini engelleyerek ve normal dokulara yayılmasını önlüyor. Radyoterapi bazen kemoterapi ile birlikte, bazı hastalarda cerrahi müdahale öncesi tümörü küçültmek amacıyla, bazı hastalarda ise cerrahiden sonra kalan kanser hücrelerini yok etmek için kullanılıyor.
Radyoterapi alacak hastalar için "Üç boyutlu radyoterapi" ve "klasik radyoterapinin" farkı nedir?
Radyoterapide temel amaç, sağlıklı dokuları olabildiğince koruyarak, tümör ve hedef dokularda radyasyon dozunun artırılmasını sağlamak. Son 10 yılda gelişen radyoterapi teknikleriyle tümör ve hedef dokularda radyasyon dozunun arttırılmasıyla tedavide de başarı oranının arttığı gözleniyor. Üç boyutlu radyoterapi tekniğiyle tümör ve hedef dokulara seçici olarak yüksek doz ışın vererek hastalık tedavi edilirken normal sağlıklı dokuların maruz kaldığı radyasyon dozunun hasar görülmeyecek düzeye azaltılması sağlanıyor. Klasik radyoterapiye oranla baş- boyun kanserleri, beyin tümörleri, meme kanserleri, prostat kanserleri, pankreas kanserleri gibi bir çok kanser tipinde tedavi başarısını arttırıyor ve yan etkilerini azaltıyor.
Tedavi planlanması nasıl yapılır?
Planlamanın önemli bir kısmı simülatör olarak adlandırılan bir cihaz yardımıyla yapılıyor. Bu cihazda tedavi edilecek alanlar belirleniyor. Hastalığın özelliğine göre uygulanacak bazı işlemler farklılık gösteriyor. Tedavi sırasında, hastalık bulunmayan normal dokuları ve organları korumak amacıyla özel bloklar kullanılıyor. Tedavi cihazları güvenli olup sadece çizimle belirlenen alana planlanan radyasyon uygulanıyor.
Hastalığa göre değişmekle birlikte, radyasyon tedavisi genellikle birkaç hafta süresince ve haftada 5 gün veriliyor.
Tedavi süresince sağlığa özel bir önem göstermek gerekiyor. Dikkat edilmesi gereken üç önemli nokta var:
Beslenme: Dengeli beslenme tedaviye bağlı oluşabilecek halsizlik gibi yan etkileri azaltıyor. Yüksek proteinli besinlerin tercih edilmesinde yara var. Et, yoğurt, baklagiller, yumurta, süt, balık en değerli proteinli yiyecek kaynağı arasında yer alıyor.
Dinlenme: Radyasyon tedavisi sırasında normal yaşantıyı mümkün olduğunca devam ettirilmeli. Ancak hastaların dinlenmeye özen göstermesi gerekiyor.
İlaçlar: Hastaların sürekli olarak kullandığı ilaçlar varsa doktor bu konuda bilgilendirilmeli.
Radyoterapinin yan etkileri uygulandığı organ ve dokulara göre değişiyor. Bununla birlikte en sık iştahsızlık, bulantı yan etkileri görülüyor. Radyoterapi sırasında görülen yan etkilerin çoğu tedavi bitiminden kısa bir süre sonra tamamen kayboluyor ya da çok azalıyor. Sanılanın aksine radyoterapi ağrı vermeyen bir işlem. Çevredeki insanlara ışın yaymak gibi bir durum söz konusu değil. Başa ya da omuz bölgesine radyasyon uygulanmadıkça saç kaybı görülmüyor.Tedavi süresince normal hayatın sürdürülmesinde bir sakınca yok.
Radyoterapi tedavisinde en çok rastlanan sorunlardan biri fazla kilolu hastaların radyoterapi tedavisi uygulanması. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Radyoterapi Merkezi'nde zayıf hastalar gibi kilolu hastalar da tedaviye alınabiliyor. Kilolu hastalarda sorun olan rahim, prostat, akciğer kanseri gibi türlerde de normal dokular korunarak tedavi uygulanabiliyor. Cihazların teknolojisi ve masaların fiziki özellikleri buna uygundur.